a large - Türkçe İngilizce Sözlük

a large

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"a large" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a large medlar i. beşbıyık
a large crowd of reporters i. medya ordusu
a large white falcon i. şahbaz
a large wrasse i. labros
a large bonito i. akyabalığı
rib bones of a large fish i. gelmiç
a large proportion of the profits i. karın büyük bir bölümü
a large body of water i. derya
a large carp i. sarıbalık
a large crowd of faces i. insan kalabalığı
a large segment of the society i. toplumun geniş bir kesimi
a large section of the community i. toplumun geniş kesimi
a large segment of the society i. toplumun geniş kesimi
a large section of the community i. toplumun geniş bir kesimi
a large industrial installation i. büyük bir sanayi tesisi
wealth on a large scale i. büyük çapta zenginlik
a large staff i. geniş kadro
a large staff i. zengin kadro
a kind of large handkerchief i. yağlık
spread on a large area f. geniş alana yayılmak
find a large market f. büyük sürüm imkanı bulmak
ask someone to take a large risk f. birinden büyük bir riske girmesinii istemek
ask someone to take a large risk f. birinden büyük bir riske girmesini istemek
spread a large clew f. etkileyici görünmek
spread a large clew f. çok sayıda yelken taşımak
a large quantity of s. çok miktarda
a large amount of s. çok miktarda
a large number of s. çok sayıda
in a large number of s. çok sayıda
a large variety s. çok çeşitli
on a large scale zf. büyük ölçüde
on a large scale zf. geniş ölçüde
by a large majority zf. oy çokluğu
on a large scale zf. büyük çapta
to a large extent zf. büyük ölçüde
by a large majority zf. oy çokluğu ile
to a large extent zf. büyük oranda
to a large extent zf. büyük ölçüde/çapta
on a large scale zf. büyük ölçekte
İfadeler
a large number expr. çok sayıda
a large number expr. önemli oranda
by a large majority expr. oy çokluğuyla
Atasözü
a little stone may upset a large cart ummadık taş baş yarar
Konuşma Dili
for a large portion of my life expr. hayatımın büyük bir bölümünde
Deyim
a small cog in a large machine i. çarkın ufak dişlisi
a small cog in a large machine i. okyanustaki damla gibi olma
play a large part in something f. büyük bir rol oynamak
be (a bit) on the large side f. ağır/kilolu gibi durmak/gözükmek (bir şeyin ya da bir kimsenin ağırlığının kestirilemediğini belirten ifade)
be/make a (big, large, great) hit with somebody f. (biri) tarafından (çok) beğenilmek
be/make a (big, large, great) hit with somebody f. (birileri) arasında (büyük) bir hit olmak
play a large role (in something) f. (bir şeyde) önemli bir rol oynamak
play a large role (in something) f. (bir şeyde) büyük bir rol oynamak
be (a bit) on the large side f. (biraz) büyük gibi olmak/durmak
play a large part f. büyük rolü/etkisi olmak
play a large part f. büyük bir rol oynamak
a little stone can upset a large cart expr. ummadık taş baş yarar
a small cog in a large wheel expr. büyük bir işin ya da örgütün olmazsa olmaz ama çok önemli olmayan bir parçası
a small cog in a large machine expr. büyük makinedeki küçük dişli
a small cog in a large wheel expr. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a small cog in a large machine expr. sistemin işlemesini sağlayan önemsiz kişi
a small cog in a large wheel expr. büyük makinedeki küçük dişli
a small cog in a large wheel expr. sistemin işlemesini sağlayan önemsiz kişi
a small cog in a large machine expr. çalışmada çok küçük bir payı olan kimse
a small cog in a large machine expr. büyük bir işin ya da örgütün olmazsa olmaz ama çok önemli olmayan bir parçası
Konuşma
we are a large faimly expr. biz büyük bir aileyiz
Ticaret/Ekonomi
a large pay-rise i. büyük maaş zammı
find a large sale f. seri sürüm imkanı bulmak
have a large customer base f. büyük bir müşteri hacmine sahip olmak
have a large customer base f. müşterisi bol olmak
on a large scale expr. geniş ölçüde
on a large scale expr. büyük ölçekte
on a large scale expr. büyük ölçüde
İnşaat
matters to be taken into account while carrying out large repairs and renovations and setting up a brand new building i. yeniden yaptırılacak binalarda, büyük onarım ve tadilatlarda dikkat edilecek hususlar
large timber beam (in a building) i. yollama
Medikal
a large mass in the abdomen i. karında büyük bir kitle